Son Zamanların Dikkat Çeken İsmi Mustafa Yalçın Ve Markası Matchymatchy!

EKONOMİ 25.03.2026 - 21:33, Güncelleme: 25.03.2026 - 22:17
 

Son Zamanların Dikkat Çeken İsmi Mustafa Yalçın Ve Markası Matchymatchy!

Son dönemlerin özellikle 6 Şubat depremleri sonrası şehrine yapmış olduğu yatırımlarla dikkatleri üzerine çeken genç iş insanı Mustafa Yalçın ile röportaj gerçekleştirdik.

Yalçın, eğitimden ekonomiye, ekonomi ’den spor’a kadar sormuş olduğumuz tüm sorulara içtenlikle cevap verdi. İşte Mana Konfeksiyon Matchy Matchy markası yönetim kurulu üyesi Mustafa Yalçın ile gerçekleştirdiğimiz röportaj:   Mustafa Yalçın kimdir? Kısaca kendinizden bahseder misiniz?   “Mustafa Yalçın 1990 yılında bu şehirde doğmuş, bu şehirde kök salmış bu şehirli bir ailenin çocuğudur. İlk ve orta öğrenimini bu şehirde tamamlamıştır.   Mustafa Yalçın’ın bir günü nasıl geçiyor?   Mustafa Yalçın’ın bir günü çalışarak geçiyor. Kahramanmaraş’a dönme sürecinden beri yoğun bir çalışma temposunun içerisinde yer alan, çalışmaktan hiç gocunmayan, bir şeyleri başarmanın kilit noktasının çalışmak olduğunu düşünen bir insan olduğu için gününün genel bölümünü çalışarak az bir vaktini uykuda geri kalan kısmını ise iki kızıma ayırmakla geçiriyor.   Eğitim hayatınız nasıl geçti ve eğitim hayatından sonra iş dünyasına girişiniz nasıl oldu?   Eğitim hayatım biraz uzun maceralı oldu. Lisans eğitimim için İstanbul’a gittim. İstanbul Üniversitesi endüstri mühendisliği bölümünü tamamladıktan sonra Londra’ya geçtim.  Burada bir süre dil eğitimi aldım ve iyi bir eğitim süreci geçirdim. Akabinde Amerika'da UC Irvine Üniversitesi'nde business administration ve marketing eğitimleri aldıktan sonra keskin bir viraj alarak, memleketim Kahramanmaraş'a döndüm. Bu süreçte Babama teşekkürü bir borç bilirim. Babam eğitimimizde çok ciddiyetle durmuş bir insandır. Önce eğitiminiz demiştir. Gerekirse miras bırakmam ama eğitiminiz önemli demiştir. Dolayısıyla hep iyi okullarda hep iyi öğretmenlerde eğitimimizi almamızı sağlamıştır. Biz üç kardeşiz hepimizin de iyi eğitimler almasını sağlamıştır. Eğitim hayatım bittikten sonra iş hayatına geçişim şehrimize gelmemle başladı. Sonradan bunun ne kadar doğru bir karar olduğunu anladım.  Tekstil atıkları yani halk arasında telef alıp satmakla başladım. Gaziantepli bir firmanın Kahramanmaraş distribütörüydüm. Tabi Amerika’dan dönüşte böyle bir alt basamaktan başlamak bana çok şey öğretti. Çok çeşit insan görmeme neden oldu. O dönemde herkes bana bu işi nasıl yapıyorsun? Bu iş senlik bir iş değil, senin eğitim hayatın farklı diyorlardı ama ben hiçbir zaman gocunmadım. Hala o dönemden kalma telef ayıklarken ki fotoğraflar var arada bakarım.  İlk ticari girişimin budur ve bunun da bana katkısı çok büyüktür.   Hayatınızda dönüm noktalarınız oldu mu?   İlk dönüm noktam evliliğim diyebilirim. Dünyanın en muhteşem kadınıyla evliyim. Olabilecek en doğru eş seçimini yaptığımı düşünüyorum. Çok ahde vefa borçlu olduğum bir eşleyim. İkinci dönüm noktam, annemi kaybetmemdir. Benim hayatımda çok diplere gitmeme, çok şeyi fark etmeme sebep olmuş bir dönüm noktasıdır. Üçüncü dönüm noktam, 8 yılımı geçirdiğim, iş hayatım üzerinde çok büyük emekleri olan Çabasan - Moteks firmasından ayrıldığım gündür. Ve kendi özel iş hayatıma tamamen geçiş yaptığım dönemdir. Dördüncü ve en çok önemli bulduğum dönüm noktam, ilk göz ağrımın, ilk kızımın doğduğu gündür. Benim için geri dönüşü olmaz bir dönüm noktasının başlangıcıdır.   Sektör olarak hangi alanlarda faaliyet gösteriyorsunuz?   Birkaç sektörde faaliyet gösteriyorum. Fakat ana sektörüm tekstil tabii ki. Çünkü şehre geldiğimden beri hep tekstilin içindeydim. Hep tekstil sektörünün içerisinde bulundum. Ama bunun dışında otomotiv, sigorta gibi birkaç sektörde daha varım. Fakat ortaklıklarla varım.   matchy matchy markasının fikri nasıl oluştu?   Evet, matchy matchy göz bebeğimiz. Ondan da tabii bahsetmeden asla olmaz. Deprem olduktan sonra herkes memleketi terk ederken, herkes memleketten kaçarken burada tabii ki ortağımın, Özge Hanım'ın çok büyük etkisi vardır bu kararı almamda. Ve çok büyük desteği, inancı vardır. Biz burada kalmayı, burada kök salmayı, memleketimize destek olmayı, memleketimizde istihdam yaratmayı, kazandığımızı bu memlekete vermeyi tercih ettik. Ben bu tercihi bir maraşlı olarak yaparken, Özge Vural Toy Hanım bir maraşlı olmadığı halde, hiçbir mecburiyeti olmadığı halde destekledi ve yanımızda durdu. matchy matchy ‘nin öyküsü de böyle başladı. Köklerimizi buraya saldık, şirketimizi burada kurduk. Depremden sonra mana konfeksiyon ve matchy matchy markası olarak gelişme sürecimiz de böylelikle devam etti. Mana konfeksiyona geçmeden önce matchy matchy’den biraz daha bahsetmek isterim. matchy matchy dediğim gibi göz bebeğimiz. Benim o az önce bahsettiğim dönüm noktalarımdan birisidir. Annemi kaybetmem, fabrikadan çabasan - moteks'ten ayrılmam ve açık söyleyeceğim diplerde geçirdiğim bir süreç var. Orada matchy matchy benim ayağımı yere vurup diplerden çıkmamı sağlayan o dönemki göz bebeğim olan markamdır. Özge Vural Toy ile ortaklıkta yürüttüğümüz bir markadır. Bugün Türkiye'nin 2 - 3 yerinde mağazamız olan ve gelişerek mağazalarımızı açmaya devam ettiğimiz, online pazarların hepsinde bulunduğumuz, anne çocuk giyiminde çok ön planda olduğumuz, kalitede çok ön planda olduğumuz, gelişerek büyüterek devam ettiğimiz markamızın bilinirliği çok iyi sağladığımızı düşünüyorum. Bugün özellikle memleketimizde Maraş'ın markası olarak herkes tarafından bilinen bir markaya dönüştük.   matchy matchy için gelecek hedefleriniz neler?   Kalite algısını çok iyi oturttuğumuzu düşünüyorum. Bundan sonraki süreçte mağazalaşarak devam etmeyi planlıyoruz. matchy matchy benim için hep var olacak, hep üst seviye bir yerde olacak, hep göz bebeğim olarak kalacak. Uluslararası bir marka olmayı hedefliyoruz önce tabi ulusalda bunu başarmamız gerekiyor. Ama bunun adımlarını attık, atıyoruz. İşte Beymen’e girdik, Vakkoroma ile temas haline geçtik, mağazalaşma sürecine girdik. Bir doğuda bir batıda lokasyon olarak mağazamızı açtık. Şimdi İstanbul mağazamızın üzerinde duruyoruz. Amerika, İngiltere ve Londra için özellikle bazı adımlar atıyoruz.   Mana konfeksiyon olarak neler yapıyorsunuz?   mana tekstil matchy matchy’nin de çatısı altında bulundu. Aynı zamanda örnek kumaş ticareti yürütmeye çalıştığımız, yani benim ana işim olan bir şirketimizdir. Bu da benim ilk günden beri Maraş'a geldiğim telefçilik dediğimiz işten sonra öğrendiğim ilk iş, bildiğim en iyi iş ve bu yönde de adımlar atarak ticaretimizi çevirerek gelir elde etmeye çalıştığımız bir şirketimiz.    6 Şubat depremleri sonrası markalarınızı başka bir şehre taşımayı düşündünüz mü?   Ne memleketimden gitmeyi düşündüm, ne de işlerimi buradan başka bir yere taşımayı düşündüm. Hayat ne gösterir bilmiyorum. Çocuklarımın eğitimi için ailemin geleceği için bir gün taşırım belki. Fakat ben işimle, gücümle hep burada varolacağım. Pergel'in sabit ayağı hep burada olacak.   Son dönemlerde tekstil sektöründe bir durağanlık söz konusu siz bu konuda neler söylersiniz?   Tekstilde çok ciddi bir durağanlık var. Bu da tabii ki işlerimizi etkiliyor. Fakat matchy matchy olarak özellikle çok güzel bir portföy oturttuğumuz için kendimize, o az önce de bahsettiğim kalite algısını güzel oturttuğumuz için müşterimiz bizi buluyor. Ve alışverişini yapıyor. Her zaman dediğim bir şey var. Dünyada insanlar bir yemek yemek zorunda, bir hastaneye gitmek zorunda, bir de giyinmek zorunda. Fakat global şartlar, ülkemizdeki ekonomik durumu tekstili çok zorluyor. Benim açık görüşüm hükümet destekli politikalarla tekstilin yeniden ayağa kaldırılması, yeniden canlandırılması gerekiyor. Çünkü tekstil bu ülkenin lokomotifi, şehrimizin de lokomotifi. İstihdamın en çok sağlandığı alan. Dolayısıyla tekstili gözden çıkarmak, tekstili kaybetmek gibi bir lüksümüzün olduğunu düşünmüyorum.   Genç girişimcilere ne tavsiyelerde bulunursunuz?   Her zaman kazandığınızı yatırıma çevirmemiz gereken bir ekonomik sistem mevcut ülkemizde.  Ben ülkemize güvenmemiz gerektiğine, ülkemize inanmamız gerektiğine, yatırımdan kaçmamamız gerektiğine, geri durmamamız gerektiğine ve kazandığımızı ağırlıkta yeniden işimize aktarmamız gerektiğini düşünen insanlardanım. Gençlerimize de tavsiyem parası olan için, bir geliri olan için her zaman yatırıma devam etsinler derim. Geliri olmayan insanlar için de sıfırdan hayata başlayan gençlerimiz için de hiçbir şeyden geri durmadan, röportajın da başında söylediğim gibi çok çalışmalarını, çok çalışarak kendi gelir kapılarını oluşturarak bu ülkeye yatırım yapmaya, bu ülkede istihdam yaratmaya devam etmeleri gerektiğini tavsiye ediyorum.   Amatör Sporlara merakınız nereden geliyor?   O da benim hassas noktalarımdan birisi. Sosyal sorumluluk olarak gördüğüm ve şehrimizin gençlerine hizmet ettiğimi düşündüğüm alanlardan birisi. Bu da yine ilk amatör spora ilgi duymaya başladığımda, içine girdiğimde etrafım tarafından yadırganan konulardan, fakat sonradan bana hak verilen, anlaşılan konulardan birisi. Gençlerin kötü alışkanlıklardan uzak durmasını, uyuşturucu gibi, alkol gibi, sokaktaki kötü durumlar gibi, heran bulaşabilecekleri kötü alışkanlıklardan uzak durmasını sağlayan şey spor. Sporla iç içe olan genç hayatına dikkat eder, özen gösterir, siz de bir yönetici olarak onu kontrol altında tutar, yer yer ihtiyaçlarına cevap verir, hayatına temas eder. O çocuğun geleceğinde bir etkiniz olur. Bu işi büyütmeye çalışıyorum, o çocukların hayatına temas etmeye çalışıyorum ve bunu çok büyük bir sosyal sorumluluk bilinci olarak görüyorum. Amatör futbola ilgim de sırf bu yüzdendir. Futbolu severim evet ama futbol aşığı, futbol delisi bir adam değilim.”   Özel Röportaj - Ali KEKLİK
Son dönemlerin özellikle 6 Şubat depremleri sonrası şehrine yapmış olduğu yatırımlarla dikkatleri üzerine çeken genç iş insanı Mustafa Yalçın ile röportaj gerçekleştirdik.

Yalçın, eğitimden ekonomiye, ekonomi ’den spor’a kadar sormuş olduğumuz tüm sorulara içtenlikle cevap verdi.

İşte Mana Konfeksiyon Matchy Matchy markası yönetim kurulu üyesi Mustafa Yalçın ile gerçekleştirdiğimiz röportaj:

 

Mustafa Yalçın kimdir? Kısaca kendinizden bahseder misiniz?

 

“Mustafa Yalçın 1990 yılında bu şehirde doğmuş, bu şehirde kök salmış bu şehirli bir ailenin çocuğudur. İlk ve orta öğrenimini bu şehirde tamamlamıştır.

 

Mustafa Yalçın’ın bir günü nasıl geçiyor?

 

Mustafa Yalçın’ın bir günü çalışarak geçiyor. Kahramanmaraş’a dönme sürecinden beri yoğun bir çalışma temposunun içerisinde yer alan, çalışmaktan hiç gocunmayan, bir şeyleri başarmanın kilit noktasının çalışmak olduğunu düşünen bir insan olduğu için gününün genel bölümünü çalışarak az bir vaktini uykuda geri kalan kısmını ise iki kızıma ayırmakla geçiriyor.

 

Eğitim hayatınız nasıl geçti ve eğitim hayatından sonra iş dünyasına girişiniz nasıl oldu?

 

Eğitim hayatım biraz uzun maceralı oldu. Lisans eğitimim için İstanbul’a gittim. İstanbul Üniversitesi endüstri mühendisliği bölümünü tamamladıktan sonra Londra’ya geçtim.  Burada bir süre dil eğitimi aldım ve iyi bir eğitim süreci geçirdim. Akabinde Amerika'da UC Irvine Üniversitesi'nde business administration ve marketing eğitimleri aldıktan sonra keskin bir viraj alarak, memleketim Kahramanmaraş'a döndüm.

Bu süreçte Babama teşekkürü bir borç bilirim. Babam eğitimimizde çok ciddiyetle durmuş bir insandır. Önce eğitiminiz demiştir. Gerekirse miras bırakmam ama eğitiminiz önemli demiştir. Dolayısıyla hep iyi okullarda hep iyi öğretmenlerde eğitimimizi almamızı sağlamıştır. Biz üç kardeşiz hepimizin de iyi eğitimler almasını sağlamıştır.

Eğitim hayatım bittikten sonra iş hayatına geçişim şehrimize gelmemle başladı. Sonradan bunun ne kadar doğru bir karar olduğunu anladım.  Tekstil atıkları yani halk arasında telef alıp satmakla başladım. Gaziantepli bir firmanın Kahramanmaraş distribütörüydüm. Tabi Amerika’dan dönüşte böyle bir alt basamaktan başlamak bana çok şey öğretti. Çok çeşit insan görmeme neden oldu. O dönemde herkes bana bu işi nasıl yapıyorsun? Bu iş senlik bir iş değil, senin eğitim hayatın farklı diyorlardı ama ben hiçbir zaman gocunmadım. Hala o dönemden kalma telef ayıklarken ki fotoğraflar var arada bakarım.  İlk ticari girişimin budur ve bunun da bana katkısı çok büyüktür.

 

Hayatınızda dönüm noktalarınız oldu mu?

 

İlk dönüm noktam evliliğim diyebilirim. Dünyanın en muhteşem kadınıyla evliyim. Olabilecek en doğru eş seçimini yaptığımı düşünüyorum. Çok ahde vefa borçlu olduğum bir eşleyim.

İkinci dönüm noktam, annemi kaybetmemdir. Benim hayatımda çok diplere gitmeme, çok şeyi fark etmeme sebep olmuş bir dönüm noktasıdır. Üçüncü dönüm noktam, 8 yılımı geçirdiğim, iş hayatım üzerinde çok büyük emekleri olan Çabasan - Moteks firmasından ayrıldığım gündür.

Ve kendi özel iş hayatıma tamamen geçiş yaptığım dönemdir. Dördüncü ve en çok önemli bulduğum dönüm noktam, ilk göz ağrımın, ilk kızımın doğduğu gündür. Benim için geri dönüşü olmaz bir dönüm noktasının başlangıcıdır.

 

Sektör olarak hangi alanlarda faaliyet gösteriyorsunuz?

 

Birkaç sektörde faaliyet gösteriyorum. Fakat ana sektörüm tekstil tabii ki.

Çünkü şehre geldiğimden beri hep tekstilin içindeydim. Hep tekstil sektörünün içerisinde bulundum. Ama bunun dışında otomotiv, sigorta gibi birkaç sektörde daha varım. Fakat ortaklıklarla varım.

 

matchy matchy markasının fikri nasıl oluştu?

 

Evet, matchy matchy göz bebeğimiz. Ondan da tabii bahsetmeden asla olmaz. Deprem olduktan sonra herkes memleketi terk ederken, herkes memleketten kaçarken burada tabii ki ortağımın, Özge Hanım'ın çok büyük etkisi vardır bu kararı almamda.

Ve çok büyük desteği, inancı vardır. Biz burada kalmayı, burada kök salmayı, memleketimize destek olmayı, memleketimizde istihdam yaratmayı, kazandığımızı bu memlekete vermeyi tercih ettik. Ben bu tercihi bir maraşlı olarak yaparken, Özge Vural Toy Hanım bir maraşlı olmadığı halde, hiçbir mecburiyeti olmadığı halde destekledi ve yanımızda durdu.

matchy matchy ‘nin öyküsü de böyle başladı. Köklerimizi buraya saldık, şirketimizi burada kurduk. Depremden sonra mana konfeksiyon ve matchy matchy markası olarak gelişme sürecimiz de böylelikle devam etti.

Mana konfeksiyona geçmeden önce matchy matchy’den biraz daha bahsetmek isterim. matchy matchy dediğim gibi göz bebeğimiz. Benim o az önce bahsettiğim dönüm noktalarımdan birisidir.

Annemi kaybetmem, fabrikadan çabasan - moteks'ten ayrılmam ve açık söyleyeceğim diplerde geçirdiğim bir süreç var. Orada matchy matchy benim ayağımı yere vurup diplerden çıkmamı sağlayan o dönemki göz bebeğim olan markamdır.

Özge Vural Toy ile ortaklıkta yürüttüğümüz bir markadır. Bugün Türkiye'nin 2 - 3 yerinde mağazamız olan ve gelişerek mağazalarımızı açmaya devam ettiğimiz, online pazarların hepsinde bulunduğumuz, anne çocuk giyiminde çok ön planda olduğumuz, kalitede çok ön planda olduğumuz, gelişerek büyüterek devam ettiğimiz markamızın bilinirliği çok iyi sağladığımızı düşünüyorum. Bugün özellikle memleketimizde Maraş'ın markası olarak herkes tarafından bilinen bir markaya dönüştük.

 

matchy matchy için gelecek hedefleriniz neler?

 

Kalite algısını çok iyi oturttuğumuzu düşünüyorum. Bundan sonraki süreçte mağazalaşarak devam etmeyi planlıyoruz. matchy matchy benim için hep var olacak, hep üst seviye bir yerde olacak, hep göz bebeğim olarak kalacak.

Uluslararası bir marka olmayı hedefliyoruz önce tabi ulusalda bunu başarmamız gerekiyor. Ama bunun adımlarını attık, atıyoruz. İşte Beymen’e girdik, Vakkoroma ile temas haline geçtik, mağazalaşma sürecine girdik.

Bir doğuda bir batıda lokasyon olarak mağazamızı açtık. Şimdi İstanbul mağazamızın üzerinde duruyoruz. Amerika, İngiltere ve Londra için özellikle bazı adımlar atıyoruz.

 

Mana konfeksiyon olarak neler yapıyorsunuz?

 

mana tekstil matchy matchy’nin de çatısı altında bulundu. Aynı zamanda örnek kumaş ticareti yürütmeye çalıştığımız, yani benim ana işim olan bir şirketimizdir.

Bu da benim ilk günden beri Maraş'a geldiğim telefçilik dediğimiz işten sonra öğrendiğim ilk iş, bildiğim en iyi iş ve bu yönde de adımlar atarak ticaretimizi çevirerek gelir elde etmeye çalıştığımız bir şirketimiz. 

 

6 Şubat depremleri sonrası markalarınızı başka bir şehre taşımayı düşündünüz mü?

 

Ne memleketimden gitmeyi düşündüm, ne de işlerimi buradan başka bir yere taşımayı düşündüm. Hayat ne gösterir bilmiyorum. Çocuklarımın eğitimi için ailemin geleceği için bir gün taşırım belki. Fakat ben işimle, gücümle hep burada varolacağım. Pergel'in sabit ayağı hep burada olacak.

 

Son dönemlerde tekstil sektöründe bir durağanlık söz konusu siz bu konuda neler söylersiniz?

 

Tekstilde çok ciddi bir durağanlık var. Bu da tabii ki işlerimizi etkiliyor. Fakat matchy matchy olarak özellikle çok güzel bir portföy oturttuğumuz için kendimize, o az önce de bahsettiğim kalite algısını güzel oturttuğumuz için müşterimiz bizi buluyor.

Ve alışverişini yapıyor. Her zaman dediğim bir şey var. Dünyada insanlar bir yemek yemek zorunda, bir hastaneye gitmek zorunda, bir de giyinmek zorunda.

Fakat global şartlar, ülkemizdeki ekonomik durumu tekstili çok zorluyor. Benim açık görüşüm hükümet destekli politikalarla tekstilin yeniden ayağa kaldırılması, yeniden canlandırılması gerekiyor. Çünkü tekstil bu ülkenin lokomotifi, şehrimizin de lokomotifi. İstihdamın en çok sağlandığı alan. Dolayısıyla tekstili gözden çıkarmak, tekstili kaybetmek gibi bir lüksümüzün olduğunu düşünmüyorum.

 

Genç girişimcilere ne tavsiyelerde bulunursunuz?

 

Her zaman kazandığınızı yatırıma çevirmemiz gereken bir ekonomik sistem mevcut ülkemizde. 

Ben ülkemize güvenmemiz gerektiğine, ülkemize inanmamız gerektiğine, yatırımdan kaçmamamız gerektiğine, geri durmamamız gerektiğine ve kazandığımızı ağırlıkta yeniden işimize aktarmamız gerektiğini düşünen insanlardanım.

Gençlerimize de tavsiyem parası olan için, bir geliri olan için her zaman yatırıma devam etsinler derim. Geliri olmayan insanlar için de sıfırdan hayata başlayan gençlerimiz için de hiçbir şeyden geri durmadan, röportajın da başında söylediğim gibi çok çalışmalarını, çok çalışarak kendi gelir kapılarını oluşturarak bu ülkeye yatırım yapmaya, bu ülkede istihdam yaratmaya devam etmeleri gerektiğini tavsiye ediyorum.

 

Amatör Sporlara merakınız nereden geliyor?

 

O da benim hassas noktalarımdan birisi. Sosyal sorumluluk olarak gördüğüm ve şehrimizin gençlerine hizmet ettiğimi düşündüğüm alanlardan birisi. Bu da yine ilk amatör spora ilgi duymaya başladığımda, içine girdiğimde etrafım tarafından yadırganan konulardan, fakat sonradan bana hak verilen, anlaşılan konulardan birisi.

Gençlerin kötü alışkanlıklardan uzak durmasını, uyuşturucu gibi, alkol gibi, sokaktaki kötü durumlar gibi, heran bulaşabilecekleri kötü alışkanlıklardan uzak durmasını sağlayan şey spor. Sporla iç içe olan genç hayatına dikkat eder, özen gösterir, siz de bir yönetici olarak onu kontrol altında tutar, yer yer ihtiyaçlarına cevap verir, hayatına temas eder. O çocuğun geleceğinde bir etkiniz olur.

Bu işi büyütmeye çalışıyorum, o çocukların hayatına temas etmeye çalışıyorum ve bunu çok büyük bir sosyal sorumluluk bilinci olarak görüyorum. Amatör futbola ilgim de sırf bu yüzdendir. Futbolu severim evet ama futbol aşığı, futbol delisi bir adam değilim.”

 

Özel Röportaj - Ali KEKLİK

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve fisiltihaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.