Bu yazımı kısa ve yalın bir şekilde sizlere aktaracağım. Keyifli okumalar…
6 Şubat asrın felaketinin ardından 3 yıl gibi bir süre geçti. Depremden etkilenen şehirlerde enkazlar kaldırıldı, konutlar yükselti, yeni kent meydanları oluşturuldu.
Yeni hastaneler, yeni bir hayat, yeni ….
Deprem bölgelerinde küçük esnafların SGK ve vergileri iki yıl ötelendi. Farklı kurumlardan sağlanan krediler esnafları o süreçte bir can suyu bir moral oldu. O süreçte çadırda ve konteynerlerde kalan vatandaşların barınma, ısınma, yiyecek, iaşe gibi giderleri olmadığı için bir nebzede olsa küçük esnaflara olumlu yönde etkisi oldu. O süreçte SGK ve vergi ödemeleri ötelenen ve iş yeri kirası olmayan esnaf için ise güzel bir hareketlilik oldu.
Peki, 2 yılının sonunda neler oldu?
Esnaflar konteynerlerden çıktı yeni iş yerlerine taşındı. 2 yılda ödemediği SGK, vergiler ve kredilerin ödemesi geldi. Güncel ödemelerin yanı sıra SGK ve vergiler yapılandırıldı. Kredi ödemelerini çoğu esnaf ödeyemeyip sürekli öteledi. Vatandaşlar konteynerlerden çıkıp konutlarına yerlerdi. Bu noktada vatandaşların giderleri arttı. Giderleri artan vatandaşlar acil ihtiyaçlarının dışında alışveriş yapmaz oldu. Alışveriş olmayınca haliyle giderleri fazla olan esnaf sıkıntıya girdi.
SGK, Vergi ve kredi borcu olan esnaf yeni kredide alamadığı için iyice çıkmaza girdi. Esnaf odalarında iş yeri terkleri arttı. Bu süreçte maliyetler arttı, yeni bir iş yeri açmak için kimse cesaret edemez oldu. Göründüğü üzere küçük esnaf bir bilinmezliğin içerisinde âdeta kurbanlık koyun gibi öleceği günü bekliyor. Ve onlar için bıçağı kimin tuttuğunun hiçbir önemi yok.
Umut yok, yaşam yok…
İşi bozuk esnafın aile huzuru olur mu, olmaz tabi ki. Evin temel ihtiyaçları dışında okula giden çocuğuna harçlık veremeyen bir baba, harçlıksız okula gitmek zorunda kalan çocuk, tüm sorunların ortasında ne yapsa görünmeyen ve iki tarafı da memnun etmeye çalışan bir anne!
Süreci sizlerin yorumuna bırakıyorum. Sizce;
Bu süreçte giderlerini ödeyemeyen esnaf mı suçlu?
Harçlıksız ve istekleri geri dönen çocuk mu?
Yoksa eşi ve çocuğu arasında sıkışıp kendi ihtiyaçlarını unutan anne mi?
